Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yurdumun insanı

Bell cok susamislar

Bir yaaad

Evet o bürhanin sahs-i manevîsine bak: Sath-i Arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber... O bürhan-i bahir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzakiri.. bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya taravettar semereleri bir secere-i nuraniyedir ki; herbir davasini, mu'cizatlarina istinad eden bütün enbiya ve kerametlerine itimad eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar. Zira o, "Lâ ilahe illallah" der, dava eder. Bütün sag ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarinda saf tutan o nuranî zakirler ayni kelimeyi tekrar ederek, icma ederek manen "Sadakte ve bilhakki natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesabsiz imzalarla teyid edilen bir müddeaya parmak karistirsin?

Cok tatlılar ya

Yerim ben sizleri yaaa...

Insan

IKINCI NÜKTE: Fâtir-i Hakîm, insanin vücudunu mükemmel bir saray suretinde ve muntazam bir sehir misalinde yaratmis. Agizdaki kuvve-i zaikayi bir kapici, a'sab ve damarlari telefon ve telgraf telleri gibi (kuvve-i zaika ile, merkez-i vücuddaki mide ile bir medar-i muhabereleridir) ki; agiza gelen maddeyi o damarlarla haber verir. Bedene, mideye lüzumu yoksa "Yasaktir!" der, disari atar. Bazan da bedene menfaati olmamakla beraber zararli ve aci ise; hemen disari atar, yüzüne tükürür. #140 Iste madem agizdaki kuvve-i zaika bir kapicidir; mide, cesedin idaresi noktasinda bir efendi ve bir hâkimdir. O saraya veyahut o sehre gelen ve sarayin hâkimine verilen hediyenin yüz derece kiymeti varsa, kapiciya bahsis nev'inden ancak bes derecesi muvafik olur, fazla olamaz. Tâ ki; kapici gururlanip, bastan çikip vazifeyi unutup, fazla bahsis veren ihtilâlcileri saray dâhiline sokmasin. Iste bu sirra binaen, simdi iki lokma farzediyoruz. Bir lokma, peynir ve yumurta gibi mugaddi...

Geç kalmayın...

Daha henuz 18 yasindaydi ama hayatinin sonundaydi. Tedavisi mumkun olmayan olumcul bir kansere yakalanmisti. Kahir icinde eve kapatmisti kendini...Sokaga cikmiyordu.Annesi, bir de kendisi. O kadardi butun hayati... Bir gun fena halde sikildi, dayanamadi, atti kendini sokaga...Bir yigin vitrin onunden gecti, tam bir CD satan dukkani da geride birakmisti ki, bir an durdu, geri dondu, kapidan iceri,gozune hayal meyal takilan genc kiza bir daha bakti. Kendi yaslarinda harika bir genc kizdi tezgahtar... Hani,ilk bakista ask derler ya, oyle takilip kalmisti iste...iceri girdi. Kiz,gulumseyerek kostu ona; "Size nasil yardim edebilirim?" diye.Nasil bir gulumsemeydi o...Hemen oracikta sarilip opmek istedi kizi... Kekeledi, geveledi, sonra "Evet!" diyebildi. Rastgele birini isaret ederek; "Evet, su CD'yi bana sarar misiniz?" dedi. Kiz CD'yi aldi, iceri gitti, az sonra paketle geri geldi.Genckizdan aldi paketi, cikti dukkandan...

Nasil yani

..

Manzara

Güzer bir çiçek