Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Zaman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Cahit Sıtkı Taranci

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.  Ben de öyle.  Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime. Kılığıma kıyafetime... Çorapsız da basıyorum artık yere. Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle. Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de. Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime. Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene. Olur biter Geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, Geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama... Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna, Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana... Suskun Şair

Bu ateş herkesi sarar

2005'te bendenizden Hoca Efendi'nin fıkıh anlayışına dair bir makale yazmam istendiğinde bunu Hak adına kabul etmiştim. Sonra onu bir kitapçığa çevirdiler. Şöyle düşünmüştüm: Bu insan Allah için hizmet yapıyor. Eğer haddim olmayarak benim bu kadarcık desteğim de işe yarayacaksa, kim ne derse desin, bunu yapmalıyım. Yanlış yapmadım, beni hayal kırıklığına uğratanlar yanlış yaptılar. Şimdi de aynı duygularla diyorum ki, on yıldır Tayyip Erdoğan'ın ve temiz arkadaşlarının yaptığı hizmetler ortada. O halde Haktan yana olmayı gaye edinen partili partisiz herkes, kendi kametine bakmadan ona destek olmalıdır. Müminse, ayrıca gece gündüz dua da etmelidir. Sadece ülkesini seven birisi ise o da teşekkür etmelidir. Eğer böyle yapmazsa nankörlük etmiş olur. Dur durak bilmeden bütün bir millet için bütün bir ümmet için hayatını ortaya koymuş, kelle koltukta koşturuyor. Biz kahvaltımıza başlarken bir yerde konuşmasını canlı izliyor, yatarken bir başka yerdeki nutkuna şah...

Sevdana Kurban Oluruz Sevdalı Adam

Adnan Menderes’i kim astıysa, Özal’ı kim zehirlediyse, Erbakan’ı kim devirdiyse, Muhsin Yazıcıoğlu’nu kim öldürdüyse, Terörü kim yönetiyorsa, Uğur Mumcu’yu, Hrant Dink’i kim katlettiyse, Doksan yıldır bu ülkenin kanını kim emdiyse, Sivas’ı, Başbağlar’ı kim yaktıysa, İskilipli Atıf’ı, Said Nursi’yi kim yok ettiyse, Deniz Gezmiş’i kim astıysa, Darbeleri kim tertiplediyse, Kardeşi kardeşe kim düşman ettiyse, Kürtlere kim zulmettiyse, Başörtüsünü kim yasakladıysa, Alevileri kim yok saydıysa, Baykal’a kaseti kim hazırladıysa, Uludere’yi kim tezgâhladıysa, Gezi’yi kim tertiplediyse; Ey sevdası olan adam! Bil ki bugün senin sevdana pusu kuran da onlar. “Bunları da mı görecektik?”  deme sakın. Bilirim demezsin. Zira miras bırakılan bu kutlu sevdaya sen talip oldun. “Kefenimizle çıktık bu yola”  demiyor muydun? “Bu kadar mı alçalacaklardı?”  deme sakın. Sen zindan görmüş adamsın. Hatırla, ne alçaklar, ne alçaklıklar gördün. Sevdanın sevdalıları ...

Elimizdekini tükettiysek, elimizi açalım

Allah’ın adı ve yardımıyla… Rabbimiz bize hak olarak gösterdiği hakkı, haksızlık yapmadan söyleme imkânı versin. Batıl olarak gösterdiği batılı tekrih ederken;ehl-i imanı -bilmeden o batılın yanında durmuşsa da- incitmeme dikkatini bahşetsin. Birbirinden apaçık ayrılan hak ile batılın yoğun gayretlerle birbirine bulaştırıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Öyle zor bir imtihan ki; haklı, hakkını alana kadar haklı kalamıyor. Her sarf edilen söz yüzlerce manada yorumlanıyor. Savaşı kesecek sözü olanlar ıslah sözünü esirgiyor ve ısrarla “söz ola kestire başı” mecrasına taraftar toplanıyor. Her birimiz sabah kalkıp günlük işlerimize koştururken, maalesef İslam düşmanları başımıza ördükleri çoraplara yenilerini eklemekle uğraşıyorlar. Biz, günübirlik suni gündemlerle uğraşırken, onlar gelecek günlerde neleri konuşacağımıza kafa yoruyorlar. İşte Cenevre Konferansı diye bir gündem var ortada. Aylarca onu konuşup, zalimden medet umacak ümmet. Dahası; Suriye, verilen istatistiksel ölüm ...

Sen hiç düşündün mü?

S en gözlerinle işitmenin, ellerinle konuşmanın nasıl olduğunu hiç düşündün mü? Büşra 13 yaşında, işitme engelli. Kulakları duymadığı için, gözlerinle dudakları okumaya ve el işaretlerini anlamaya çalışıyor. Ağzıyla anlatamadıklarını, elleriyle yaptığı işaretlerle anlatmaya çalışıyor. Sen Büşra’ya, kuşların ötüşünü, akan suyun sesini, bir bebeğin ağlama sesini, duyduğun zaman içinden dans etmek gelen melodileri anlatabilir misin? Sen teninle görmenin nasıl olduğunu hiç düşündün mü? Metin 15 yaşında, görme engelli. Gözleri görmediği için, parmak uçlarıyla dokunduğu her şeyin şeklini hayal etmeye çalışıyor. Sen Metin’e çiçekleri, okyanusu, pırlantaları, hayvanları, sevdiği insanların görünüşünü anlatabilir misin? Gitmek istediği yere, onu elinden tutup, götürebilir misin? Sen bu dünyayı algılamadan yaşamanın nasıl olduğunu hiç düşündün mü? Orhan 9 yaşında, otistik bir çocuk. Kendi dünyasında yaşıyor. Gerçek hayatı ve etrafındaki insanları algılayamıyor. İnsanlarla iletişimi yok. Sen...

Vakit

Ah zaman ahh!... En onulmaz yaraların merhemi, en tükenmez vakitlerin işleyen saati, en affedilmez hataların bağışlayanı... İyileşmese de acı, zaman tedavi eder Bitmese de an, zaman su gibi geçer Affedilmese de yanlış, zaman telafi eder

Zaman ayırın

Zaman ayırın Originally uploaded by mefhum Yaşamaya zaman ayırın, Zira zaman bunun için yaratılmıştır . Çalışmaya zaman ayırın, Başarının bedeli budur. Düşünmeye zaman ayrın, Güçlü olmanın kaynağı budur. Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın, Mutluluğa giden yol budur. Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, Günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır. Gülmeye zaman ayırın, Ruhunuzun müziği budur. Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın, Zevklerin en büyüğüdür. Terbiyeli olmaya zaman ayırın , İnsan olabilmenin sembolü budur. Goethe