Şimdi sen SU olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. İnanıyorum ki gerçekten de öylesin ! Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; Dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın! Yani seni dinlemeyenlere, Sesini duyuramazsın. Unutma , daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin. Gürültünün parçası olursun sadece... Suyun yanında olanlar , suyu en az içenlerdir. Çünkü; ? Su nasılsa burada , lüzum yok ki içmeye? diye düşünürler.. Aynen, sesini sürekli duyanların , Seni dinlemedikleri gibi !.. Su gibi yaşatıcı ol; Sel gibi yıkıcı , sürükleyici ve öldürücü değil! Sen bir su ol... Ama rahmet ol; Afet değil ! Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin; Küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene... Ve yasayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe ! Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen; korkulan ve kaçılan olur...